Magicka

İnceleme

Tolga Arık, 02 Şubat 2011 Çarşamba

Sayfa: 1 / 3


ebimde 15 TL var. Bu parayı öyle harcamalıyım ki tüketim sonrasında her kuruşu içime sinmeli. Ne yapabilirim ki bununla? Yemek yiyeyim desem evde yerim; dışarıya çıkmak istemiyorum şu an. Dışarıya çıkma niyetim olmayınca evde tüketebileceğim bir şeye ihtiyaç duyduğum belli oluyor. Sigara alayım en iyisi. Hah, sigara içmiyordum ki ben. Sigaraya mı başlasam? Yok, 15 TL için gereksiz bir fedakârlık olur bu. Kahve yapayım kendime de daha mantıklı düşüneyim. Aha, kahve alayım! Kahve varmış evde, tüh! Kahveyle en iyi giden şey nedir? Sigara değil, içmiyorum onu. Kitap elbette. Kitap alayım o zaman. Gerçi bu da saçma bir tercih olacak. Zira okumakta olduğum bir kitap var ve okuma listemde birkaç eser daha yerlerini almış durumda. Aklıma gelmişken, sahafın birinde rastladığım Golem, Gustav Meyrink’e olan sempatimi tüm gücüyle körükledi. Golem demişken, Diablo III nasıl acaba? Çevrimiçi seçeneklerini merak ediyorum. İnternetten bakayım neler olduğuna. Açıl bilgisayar, açıl açıl açıl… Steam de hemen fırlıyor yeni oyun reklamlarını göze sokmak için. Aman, doğru düzgün RPG çıkıyor sanki. Magicka? Bu ne ola ki? RPG diyor ama izometrik bir Wallace and Gromit oyununa benziyor. Videosuna göz atayım bakalım… Oha, adam büyü atıyor! Fiyatı olan 10$ da şansa bak ki tam cebimdeki miktara eşit. Hemen alıyorum oyunu! Evet, adam büyü atıyor diye oyun aldım. Bizim FRP tayfası duysa gözlerimi oyar. Unutmuşum, para cebimde ama Steam’e kart gerekli. Neyse, karttan çeksin, yatırırım sonra. (Yatırmadım. 15 TL’nin sonraki maceraları başka bir yazıda...)





Kimler okumalı, kimler oynamalı?


Büyücülüğün ve büyünün kutsal bir kavram olduğu tabusu zihninizde hükümdarlık kurmuşsa oyuna el sürmeyiniz. Oyunda rolünü üstleneceğiniz büyücünün Raistlin ile pek ilgisi yok maalesef. He-Man’deki Orko’yu daha çok andırdığı söylenebilir. Setting vs. aramayın zaten; FRP âleminde isim yapmış yaratıkların minyon versiyonları karşımıza çıkıyor çoğunlukla. Oyunun senaryodan oynanışa kadar genel mizacında böyle bir kuralsızlık, disiplin dışı duruş var. FRP’nin kurallarla dolu Setting’lerinden bir süreliğine uzaklaşmak ve “dalgasına” büyü yapmak istiyorsanız hemen oynayın. Hele ki oyunlarda espri unsuru sizin için cezbedici bir özellik ise hiç durmayın, yazıyı burada kesip oyuna koşun. Yok artık, bari bir yorum yapın canlarım. Size de hiç yüz vermeye gelmiyor. Yüz bulunca şımarıyorsanız oynamayın. Kapatın, okumayın yazıyı da. Emeğime yazık; şuna harcayacağım vakti derslerime harcasam…





Bu bir büyü olayı Ercan


Sinirimizden arındıktan sonra senaryoyu mercek altına alıyoruz. Oyunun senaryosu, “eksik kalmasın” diyerek eklenmiş gibi. Oyun, Midgård isimli fantastik bir dünyada geçiyor ve Hávindr’in başkenti işgal edilince Wizards of the Order of Magic, kralın hizmetine koşmamız için bize talimat veriyor. Wizards of the Order of Magic isminin karizmasına kanmayın; kendini partiye adamış “kop kop” meraklısı büyücülerle dolu bir tarikat olarak betimlenmesi yerinde olur. Evrenin özelliklerine bakarsak; göze hoş görünen ortamlar, espri ve minyon yaratıkların birleşimiyle oluşturulmuş bir Evrencik olduğundan bahsedebiliriz. Bir Trine endamına sahip olmasa da cıvıl cıvıl renkler, T-box misali sıkıştırılmış insanlar ve sebebini anlayamadığım, devasa ölü-geyikler ile ilginç bir çevre tasarımı kurgulanmış. 13 bölümden oluşan senaryo düzeneğinde her bölümün sonunda bir bölüm sonu canavarı yer alıyor. Oyunun belki de en büyük eksiği ki oyunu kaydetme seçeneği yok. Oyun içerisindeki kontrol noktaları (Checkpoint’i ne güzel çevirmişsiniz yahu.) yardımıyla öldüğünüz zaman bölümün başına gitmeniz gerekmese de oyundan çıktığınız takdirde bölüm başından başlamaya mahkumsunuz. Oyunda kazandığınız başarımlar (Achievement - Bak bu güzel oldu.) da oyunda öldükçe yeniden kazanılabiliyor. Bu konuda da düzenleme yapılması şart.


Facebook Yorumlar

TrGamer Yorumlar

Onaysız yorum eklemek için üye girişi yapmalısınız.
Yazan  
Yorum  
Vazgeç Gönder