AquaNox 2: Revelation

İnceleme

İlker Sönmez, 31 Temmuz 2003 Perşembe

Sayfa: 1 / 1

Romantik komedilerden nefret ederim. En iyisi bile ancak uyumamamı sağlayabilir. Fakat romantik komedilerin olmazsa olmazı "yakınındaki kişiyi göremeyip aşkı orada burada aramak" mevzusunun doğruluğunu tartışmam. Bu, insanoğlunun her zaman yediği bir halttır. Şöyle ki; uzay hakkında yanıp tutuşurken okyanusları çoğu zaman es geçeriz. Ay hakkında bildiklerimiz Büyük Okyanusun derinlikleri hakkında bildiklerimizden fazladır. Aslında hem kısa hem de uzun vadede Ay veya Mars'ı kolonileştirmektense kendi gezegenimizin derinliklerini keşfetmemiz, kolonileştirmemiz yararlı olacaktır. Kısa vadede olası bir göktaşı çarpması, uzun vadede ise kaçınılmaz olarak Güneşin bizi ışınlarından mahrum bırakması durumunda "Çekirdeğe ne kadar yakın olursak o kadar iyi" taktiğini kul-
lanmamız gerekecek (termal enerji). Bana kalırsa insanoğlu bu işi ya yapacak ya da yapmak zorunda kalacak.

AquaNox 2: Revelation isimli oyunumuza göre insanoğlu bu işi yapmak zorunda kalmış ve halinden pek memnun değil. Ortalık korsanlar, garip tarikatlar ve baskıcı paramiliter gruplarla dolu. Böylesine kaotik bir ortamda her türlü fırsatçı karakterin olması da kaçınılmaz. Kısacası, denizin dibindeki bu yeni dünyada herkes zeki, daha doğrusu kurnaz olmak zorunda. Arada bir oldukça saf karakterler de çıkıyor. Örnek olarak; ana karakterimiz William Drake! Türk filmi tadındaki introdan sonra; "Annem öldü, babam kaçtı, beni ninem büyüttü" masalını anlatarak babadan kalma denizaltıyı (Harvester) işletiyor.

Oyuna başladığımızda "dakika bir, gol bir" misali saflıklara başlıyor William Efendi. 30 görev ve 70 tane para ve ekipman sağlayabilecek "freelance" görev boyunca akıllanacağını sandığımız William için neden böyle diye düşünmemek elde değil. Belki de "Krass" yüzündendir. Krass bu oyununun inanılmaz grafik motorunun adı. O kadar güzel, o kadar ayrıntılı grafiklerle karşı karşıyayız ki insanın şapşallaşması doğal. Gemiler, patlamalar, şehirler insanı gerçekten hayrete düşürüyor, özellikle de gemiler (denizaltılar).

Gemilerin ne kadar güzel modellendiği görmemek elde değil zaten. Her ne kadar 3 boyutlu bir ortamda da savaşsak, deniz ve uzay arasında büyük fark var. Manevra kabiliyeti en iyi olan gemi bile Y-Wing hissi veriyor insana. Dolayısıyla savaşlar "torpil geliyo dalıyım, kayanın arkasına saklanıyım sonra çıkar ben atarım bi tanede" şeklinde geçiyor (Allahtan kontroller iyi). Bu yavaşlık içerisinde sakin bir şekilde düşman gemilerini inceleyip grafiklere hayran kalabiliyorsunuz. Bu yavaşlık oyunun türünü bile etkiliyor, oyun bir simulasyondan çok havada süzülebildiğimiz bir FPS'ye benziyor. Zaten silahlar da bir FPS'yi andırıyor. Bazı silahlar düşmanı parçalara (küçük parçalara) ayırırken bazıları ise EMP zararı vererek düşmanı etkisiz hale getiriyor, böylece korsanlık yapabiliyorsunuz.

Silahların ve gemilerin sayısı ise oldukça kısıtlı, keşke Freelancer kadar olsaymış. Bir sniper silahımız var ki evlere şenlik; dipte saklanıp minnacık kokpitleri vurmaya çalışmaya sevkediyor insanı. Allahım bu nasıl bir aksiyon, Ya Rabbim! Bu yakarışlardan sonra seslerden bahsedelim. Sesler ve müzikler ise oldukça sıradan, gerçi sesler kalite açısından biraz daha ağır basıyor ama vasatlıktan kurtulamıyor.

Oyunun Freelancer'a benzeyen yönleri de var; senaryonun sağlam olması ve senaryonun oyuncuya dandik bir şekilde sunulması. Aynen Freelancer'da olduğu gibi bir gemi ya da şehirde çeşitli mekanlara tıklıyoruz, o mekanlardaki kişilere tıklıyoruz, tıklıyoruz da tıklıyoruz... Tıklayacak kimse kalmadığında göreve gidip düşmanlara tıklıyorsunuz. Düşmanlar ise yapay zekadan nasibini alamamış zavallılar. Kafası kesilmiş tavuk misali oradan oraya gidiyorlar bazen de ateş ediyorlar. Su altında heyecanlı, hızlı savaşlar bekliyorsanız başka bir oyun bulmanız lazım.

Kısacası, grafiklerinden ve konusundan başka pek bir şeye sahip olmayan ancak hızına(!) alışabilirseniz sevebileceğiniz bir oyun. Keşke üzerinde daha fazla çalışılsaymış. Yüksek not vermek istediğim bir oyun ama ben de insanım, kusurlarım var, bu kadar yavaşlığa dayanamıyorum; 5 üzeriden 3 veriyorum ve denizlere açılmak isteyenlere Pirates of the Caribbean'ı öneriyorum.

Facebook Yorumlar

TrGamer Yorumlar

Onaysız yorum eklemek için üye girişi yapmalısınız.
Yazan  
Yorum  
Vazgeç Gönder