Portal 2

İnceleme

Emre Can Ölmez, 21 Nisan 2011 Perşembe

Sayfa: 1 / 2

ani olur ya, izlediğiniz bir filmde, dinlediğiniz bir şarkıda bir parıltı yakalarsınız ve dersiniz: "Bu mükemmeldi, ruh vardı bunda ruh." Portal ilk çıktığında tam olarak bu tepkiyi aldı. Çoklu oyuncu desteği yoktu ve tekli oyuncu seçeneği sadece 2-3 saat sürüyordu. Mod desteği vardı belki ama bu değildi tüm oyun basınından 90 ortalamasını almasını sağlayan. Ruh vardı oyunda, her tarafına mükemmellik işlenen, içine çeken bir oynanışa sahip, aynı anda hem basit hem de zorlayıcı olabilen, dengeli bir oyundu Portal. Ve emin olun, elimizdeki oyun bunların kat kat ötesine geçmiş bir yapıt.

İlk oyundan çok farklı bir oyun bekleyenler (ki var mı dünya üzerinde böyle biri yahu?!) bu beklentilerine elveda diyedursun; biz, harikulade tasarlanan, her birinde ayrı bir zekanın parıltısını açıkça görebildiğimiz bulmacalara dalıyoruz yine. Oyuna eklenen mekanikler bulmacaların çok daha zorlayıcı olmalarını sağlayabilecekken ekip (Super Meat Boy gibi) klavye zorluğuna yönelmek yerine insanları düşünsel zorluğa itmeye karar vermiş. Oyunun zor olmasını sağlayan tek şey sizin kaçırdığınız bir nokta, kafanızda yanmayan bir ampul oluyor. Eğer iyi bir gözlem yeteneğiniz varsa Portal 2 sizin için bir nebze daha kolay olacaktır. Ancak buradan oyunun durağanlaştığını veya aksiyonunun eksik kaldığını düşünmeyin, onlar da yerli yerinde; sadece devreye gireceği anı kolluyor.



Bilim adına, her yerde...


Chell'in yine başrolde olduğu Portal 2'ye Wheatley adında minik mavi bir robot katılıyor. Bu minik mavi gözlü şirin şey, İngiliz aksanı ile gevelediği şeylerle Aperture Science dehlizlerinde sizin neşe kaynağınız olacak. GLaDOS ise her zamanki gibi esprili kişiliğini koruyor. Kendisini yok ettiğimiz için biraz sinirli olsa da bilim için her şeyi gözardı ediyor ve bize yeni testler sunuyor. Canım ya...

"We're going to have fun... with science."

Ah, tabii ki; oyunun ilk çıkan videolarında görülen P-body ve Atlas da yukarıdaki karakterlerin yanlarında olmalılar. Valve, usta olduğu karakter yaratma alanında (bence) çığır açarak sizin kontrolünüzdeki bir robota dahi bir karakter ekleyebilmiş. Robot ya, ruhsuz metal yığınları... Ancak Valve'ın sihirli değneği olsa gerek oyundaki tüm robotların kendilerine ait bir ruhu, bir karakteri, sevdikleri, nefret ettikleri, yapmaktan hoşnut duydukları şeyler var ve bunları size doğal olarak hissettirebiliyorlar. Ya da ben fazla safım, İngiliz aksanı ile konuşan bir robotun bir kuştan korkup kaçmasını keyifle izleyebiliyorum. Bilmiyorum...

Facebook Yorumlar

TrGamer Yorumlar

Onaysız yorum eklemek için üye girişi yapmalısınız.
Yazan  
Yorum  
Vazgeç Gönder