Runespell: Overture

İnceleme

Ercan Özgönül, 30 Temmuz 2011 Cumartesi

Sayfa: 1 / 1

az ayları genelde büyük yapımların ortalıkta görünmediği aylardır ve bu yıl da bu durum geçerliliğini koruyor. Kasım ayında kopacak fırtınadan önce oyun dünyasına bir sessizlik hakimken, neyse ki, bağımsız oyun geliştiricileri boş durmuyorlar ve güzel işlere imza atıyorlar.




Adında Rune veya Spell kelimesi geçen her oyunda olduğu gibi, Runespell de bir RPG oyunu. Oyunumuz, börtü böceğin aklınıza gelebilecek her türden yaratıkla kardeşçe yaşadığı, kuzeydeki tanrıların yavaş yavaş unutulmaya başladığı Ortaçağ zamanında geçen bir senaryoya sahip. Yapımcı stüdyonun yayınladığı ilk oyun olmasına rağmen oynanabilirlik, hikâye ve görsel açıdan olduça tatminkâr bir yapım olduğunu söyleyebilirim. Birkaç kusuru yok değil tabi ki ancak bağımsız bir yapımdan bahsettiğimizi unutmamak gerek.

Oyunda kar fırtınası içinde uyandıktan sonra kim olduğunu bilmeyen, Changeling adında bir karakteri yönlendiriyoruz. Gördüğünüz gibi diğer RPG'lerden alışık olduğumuz sınıf ve yetenek seçme ekranları yok, kendi ismimizi bile seçemiyoruz ancak hikâyenin başlangıcı ve gelişimi o kadar etkileyici ki, bunların eksikliğini fark etmenize fırsat verilmiyor. Tüm bunların yerine yenilikçi bir sistem geliştirilmiş, birazdan hepsine değineceğim ama önce hikâyeye devam edelim.

Son derece iyi düşünülmüş, yazı tabanlı olarak aktarılan, karşılaştığımız insanlarla yapılan diyaloglarla gelişen bir hikâyeye sahip oyunumuz. Bu noktada, oyunun tek kötü tarafı da diyaloglardaki seçimlerimizin hikâyeye etkisinin bulunmaması. Yapımcı ekibin oyuncuyu oyuna ve yönettiği karaktere bağlaması açısından bu kadar önemli bir detayı atlamalarına şaşırmadım diyemem. Oyuncunun seçimlerine göre bir alternatif son koyulabilirdi ama yine de, oyunun minimâl yapısı göz önüne alındığında fazla garipsenecek bir tarafı da yok. Aklıma gelmişken, oyundaki Overture ibaresinden de anlaşılacağı üzere hikâyeye yalnızca giriş yaptığımızı, devamının geleceğini de belirtmekte fayda var.

Hanım, İskambil Destemi Getir

Gelelim bahsettiğim yeniliklere. Sınıf ve yetenek seçilememesinin nedeni oyunun savaş mekaniğinin getirdiği bir durum. Geliştirici ekip Mythic Poker adını verdikleri bir sistem geliştirmiş, bildiğimiz -bilmediğimiz de olabilir, ben bu oyunu oynayana kadar poker bilmiyordum- poker sistemiyle yahtzee oyununun bir karışımı olarak geliştirilen sistem şöyle işliyor: Yedi sütundan ve beş sıradan oluşan iskambil kartlarımız var ve poker kuralları gereğince kazanan beşliyi oluşturduğumuzda değeri kadar zararı rakibe iletiyoruz. Tabi bu sırada rakibin kartları da görünüyor ve birbirimizden kart çalabiliyoruz. Okuyunca kahvehane oyunu gibi gelebilir, hatta yaratıcılık bunun neresinde de diyebilirsiniz ancak daha az zarar almak için rakipten kart çalarak defans yapmak gayet eğlendirici olabiliyor. Poker bilmemeniz sorun değil zira ben de bilmiyordum oyuna başladığımda. Oyunun başında öğretici bir kısım bulunduğundan zorlanacağınızı sanmıyorum.

Savaş mekaniğinin diğer yönü de saldırı ve savunma büyülerimizin olduğu kartlar. Bu kartlar tüccarlardan alınabildiği gibi kazandığımız savaşlar sonucu ganimet olarak da gelebiliyor. Kartları kullanabilmek için Rage Point adı verilen puanlarımızın yeterli olması gerekiyor ki bu puanları da rakibe zarar verdikçe veya rakip bize zarar verdikçe kazanıyoruz. Ateş büyüsünden zehire kadar gayet geniş bir seçeneğe sahip bu kartlarla oyunun poker sistemi birleştiğinde kullanışlı ve yaratıcı bir sistem gördüğümüzü söylemek mümkün.




Kadı kızında olduğu gibi bu oyunun da kusurları mevcut. Öncelikle oyun bir süre sonra az önce bahsettiğim savaş mekaniği yüzünden biraz tek düze ve kendini tekrarlayan bir hâle geliyor. Savaşmaktan başka oyunla etkileşime geçebileceğiniz bir şeyler yok, bazı görevler için bir puzzle sistemi oluşturulabilirdi ya da çeşitlendirme amacıyla başka fikirler oyuna eklenebilirdi. Şimdilik çok oyunculu mod yok ancak geliştiriciler bunun üzerinden çalıştıklarından ve oyuna ekleneceğinden bahsediyorlar. Savaş sahnelerindeki animasyonlar ve oyundaki tüm görsellere gösterilen özeni ses tarafında pek göremiyoruz. Genelde sesler iyi seviyede olmasına rağmen müzikler de bir süre sonra tekrar ediyor.

Yazının başıında da belirttiğim gibi büyük yapımları videolar dışında göremediğimiz bir zamanda oynayacak bir şeyler arayanlar Runespell: Overture'ı deneyebilir. 7-8 saatlik oynama süresiyle gayet doyurucu olan oyunu Steam üzerinden 9.99 dolara edinebilirsiniz ancak önce demosunu denemekte yarar var.

Facebook Yorumlar

TrGamer Yorumlar

Onaysız yorum eklemek için üye girişi yapmalısınız.
Yazan  
Yorum  
Vazgeç Gönder