Total War: ROME II

İnceleme

Alper Kurt, 20 Eylül 2013 Cuma

Sayfa: 1 / 4

ega'yı tebrik mi etsem yoksa yersem mi bilemiyorum. Elinde iki tane büyük strateji kozu var. Biri Company of Heroes 2, diğeri ise Total War. Strateji severlerin gönlünde taht kurmuş bu iki delicesine ismin bu sene gelen devam oyunlarıyla bekleneni veremeyişi ya Sega'nın bahtsızlığı, ya da oyuncuların bu oyunlardan beklentilerinin hayli yüksek olması. Total War fanları bu yazıyı okuduktan sonra ne der bilmiyorum ama baştan söyleyeyim Total War oyunları arasında sanırım en zayıf halka Rome II olmuş...

Sen de mi Brutus?

Savaşlar meydanlarda değil kağıt üzerinde kazanılır derler. Mürekkebiniz, stratejiniz ve ekonominiz ne kadar sağlamsa o kadar çabuk alaşağı edersiniz rakiplerinizi. Biz de Rome II'de böyle bir taktik izleyelim dedik ama bu pek mümkün olmadı. En azından “çabuk” kelimesi Rome II 'nin lügatında bulunmuyor. Çünkü oyunu tam anlamıyla inceleme seviyesine gelebilmek için, ikinci yamayı beklemek durumunda kaldık. Çabuk oldu mu hayır, sağlıklı oldu mu, evet.

Oyunu açar açmaz giriş bölümüne dalıverdim hemen. Her şey Türkçe, birkaç yazım hatası haricinde çeviriler şahane. Hatta eski kelimeler yoğunlukla kullanılmış olduğundan, zaman zaman açıp TDK'ya bile baktım. Güzel iş çıkarılmış. Giriş bölümümüz Roma'yı konu alıyor ve bizi o esnada mevcut topraklarınızı tehdit edip liderinizi esir eden Samnite'lerle çarpıştırıyor. Bir nevi eğitim görevi gibi bir şey. İyi bir eğitim görevi olmuş ama 2 saatlik bu süreci ben niye 5 saatte bitirdim Creative Assembly biliyor musun? Çünkü oyun yer yer, zaman zaman oyunun sonsuz hatalarını büyük ölçüde gideren bir yama yayımlanmasına rağmen hala yaptığım şeyleri oyun yapmamışım gibi algılıyor... Barış anlaşması yap diyor, yapmama rağmen oyun bir türlü ilerlemiyor. Ana menüyü bile açamıyorum ki ilerleyeyim. Bölümün son savaşını kazanmama rağmen, son videonun çıkması gereken yerde oyun öylece kilitlenip duruyor hadiii. Mecbur ALT +F4.



Baltalar elimizde, kırbaçlar belimizde, biz gideriz ölüme hey ölüme.


Tamam Total War oyunları teknik anlamda hiçbir zaman sorunsuz olmadı, delicesine buglarına rağmen çılgınlar gibi oynadık. Ama ayıptır günahtır, 60 Dolar alıyorsunuz ön siparişle. Çıkış tarihinde insanlara beta gibi oyun sunmanın anlamı nedir? Ben mecbur muyum aynı yerleri tekrar tekrar oynamaya. Son çıkan yamadan sonra bu sorunlar nispeten düzeldi lakin çıktıktan 10 gün sonra oyunu adam akıllı oynayabileceksek neden çıkış tarihi geciktirilmedi? Sega’yı mı suçlayayım yoksa Creative Assembly’i mi? Neyse içerikten devam edelim.

Sıra Sıra Komutanlar, Birbirini Kovalar

İçerik önceki Total War oyunlarından çok da farklı değil (yer yer kırpılmış ve fazlasıyla sadeleştirilmiş olmasına rağmen).Yine sıra tabanlı hamlelerimizi yapacağımız güzel bir dünya haritamız var. Avrupa'dan Batı Asya'ya ve Kuzey Afrika'ya kadar uzanabiliyor kollarımız. Şehirlerimizi geliştiriyor, yatırımlarımızı yapıyor ve ordular kuruyoruz ki düşmanımızla karşılaştığımızda hezimete uğratabilelim.

Önceki oyunlarda sınırlı sayıda görsellikle bize sunulan bu sıra tabanlı strateji haritası bu kez Creative Assembly tarafından daha ciddi olarak tasarlanmış, kimileri beğenmese de bu detaylı görünüm benim çok hoşuma gitti. Özellikle bulunduğunuz coğrafyaya göre vücut bulan coğrafi şekiller (kuzeyde yoğun ormanlar, Afrika'da ışıl ışıl parlayan çöller gibi ) önceki atlasvari görünüşe göre daha hoş duruyor. Şehirlerinize yatırım yapıp, yeni binalar ekledikçe (her ne kadar bina sayısı kısıtlı olsa da) küçücük bir yerleşim biriminin karmaşık bir şehre dönüşmesini izlemek keyifli. Bunun yanında şehir kuşatmalarında eklenen ufak animasyonları görmek de hoş. Fakat eski oyunlarda (özellikle medieval total war) önemli olayları resmeden kısa süreli animasyon filmlerini neden kaldırmışlar bilmiyorum. Onları izlemeye bayılıyordum.

Facebook Yorumlar

TrGamer Yorumlar

Onaysız yorum eklemek için üye girişi yapmalısınız.
Yazan  
Yorum  
Vazgeç Gönder