Jokerler

Ölmek İmkansız

Orçun Köroğlu, 27 Mayıs 2007 Pazar

Sayfa: 1 / 4

Tüm yaşamın boyunca merak ettin... Ne zaman öleceksin?.. Yaşlandığını canlandırmaya çalıştın gözünde, olmadı. Sanki sen hep böyle kalacakmışsın gibi. Onca, senelerini tüketmiş, suratları çökmüş insanın sana 'Sen de bizim yaşımıza geleceksin' demesine rağmen, yaşlanmış, ölmek üzere olan bir sen hiç olmayacakmış gibi. Sanki tüm bu öğrendiklerin yanlış! Varoluş masalları, ölümden sonrası hikayeleri, her şey, her şey, her şey ama her şey yanlış!...

Her şey eskiyor bunu biliyorsun ve kabul ediyorsun ama gerçekten bir son var mı? Daha doğrusu sana ait bir son var mı? Her şeyin bir sonu var diyoruz, sonsuzluk sanki uydurma bir kelimeymiş gibi. Anlamını idrak edemediğimiz her şey gibi sonsuzluğu bir kenara atıveriyoruz. Sanki hayatımızdaki onca paradoks gerçek değil. Sonsuz ihtimallerin varlığı bile rahatsız ediyor insanı. Görmek istemiyoruz, bakmak, duymak istemiyoruz. Saçma deyip geçiveriyoruz. Paranın düşünce yazı veya tura olması yetiyor bize. Asla aklmızdan geçirmiyoruz, paranın yere düşeceği noktanın, onu attığımız hızın ve hatta o anda yakınlardaki bir hava akımının esinti adı altında pencerimizden içeri girmesi ve paranın düşüş eğimini değiştirmesi sonucu, paranın sekeceği yönün ve biçimin sonsuz olasılığa sahip olduğunu... Görmek istemiyoruz... Her şey sanki yazı ya da tura bize.



Sana her şeyin bir sonu olduğu söyleniyor. Bu her fırsatta gözüne sokuluyor. Pantolonların eskiyor, bir kaç hafta önce buzdolabına koyduğun tatlı bozuluyor, CD çalardan gelen ses aniden duruyor, saat beşi az önce on geçerken şimdi yirmidört geçiyor, yan komşun sonunda kocasına bağırmayı kesiyor, en sevdiğin şeylerle ilgili cümlelerin hep geçmiş zaman oluyor, nüfus cüzdanındaki resmin artık sana benzemiyor, insanların umutları tükeniyor, bir sonrakinin merakı hep içini kemiriyor... Bir şeyler sana ters geliyor bu kıskaçda. Her şeyin tükendiğini bilmek ve her yerde bunu görmek sana öleceğini hatırlatıyor. Her yerde ölümü beynine nakşeden olaylar karşına çıkıyor. Ölüm senin vazgeçilmez bir parçanmış gibi hayatının her anına dağılıyor... Fakat bir sorun var... Sen hiç de ölecekmiş gibi hissetmiyorsun?...

Beatrice aniden elini senin bacağına koyuyor ve "Bu kadar düşünmek yeter tatlım, biraz da bizimle ilgilen, daldın gittin yine" diyor. Şaşırıyorsun ve kaybolup gittiğin 'Ölememe Sendromu' iç tartışmalarını bir kenara koyup dikkatini masaya, arkadaşlarına ve sevgiline veriyorsun.

Her şey yine bıraktığın gibi işte, sadece biraz zaman geçmiş... Böylece bir gün daha geçiveriyor...

Facebook Yorumlar

TrGamer Yorumlar

Onaysız yorum eklemek için üye girişi yapmalısınız.
Yazan  
Yorum  
Vazgeç Gönder