Günlükler

Geçen Zamanın Ardından

Oğuz Sel, 04 Eylül 2011 Pazar

Sayfa: 1 / 1

zun bir süre geçmiş sizlerle buluşalı. Görüşmediğimizden bu yana yüzlerce şarkı dinledim, birkaç film izledim, sayısı az - süresi uzun olan oyunlar oynadım, bir şeyler okudum filan. Bunların yanı sıra, belki milyonlarca kere gözümü kırptım ve belki yine milyonlarca kere de nefes alıp verdim. Ama benimle aynı ortamda müzik dinleyecek, bir şeyler okuyacak, nefes alıp verecek, en kestirme anlatımla yaşayacak bir kişi artık yok.

Önceki yazımda da konusunu edindiğim, hayattayken çok da sevmediğimi zannettiğim, gidişiyle ne kadar çok sevdiğimi anladığım babam, aramızdan ayrıldı. 65 yaş üzeri yüz kişinin beşinde görülebilen pis bir hastalıkmış babamdaki ve doktorların muayeneleri, çekilen filmler, ilaç vs. tedaviler maalesef işe yaramadı. Hastahane hastahane dolaşırken bir nöroloji doktorunun söylediği "Bundan sonra iyiye gitmez, bu en iyi günleri..." sözlerine inanmak istemedik bir türlü. Ne var ki adamın dediği gerçek oldu; mart ayından itibaren gözle görülür bir gerileme yaşandı babamın sağlık durumunda.

Ayrıntıları anlatıp çok fazla canınızı sıkmak istemiyorum. Netice itibariyle lisedeyken babamla sigara yüzünden kavga ederdim, ben içmemesini söylerdim, o da bana karşı çıkar her gün nereden baksanız 3 paket sigara içerdi. Mesleğinin getirdiği stres, bazı olaylara kafayı fazla takması ve elbette sigara bu hastalığı tetikleyen etmenlermiş. Babamın son birkaç ayda beyin damarları kireçlenmesine bağlı olarak beyni yüzde 40 oranında küçülmüş ve normal insan faaliyetlerini gerçekleştirecek merkezler de nihayetinde ortadan kalkmış. Damar kireçlenmesine sebebiyle, biz daha ne olduğunu anlayamadan babam çok ağırlaştı ve temmuz sonlarında aramızdan ayrıldı.

Kendimi kinci bilirim, hakikaten bana yamuk yapan birini düşman olarak görüp, söver sayarım, fakat babamınki öyle bir hastalıktı ki, Allah düşmanımın bile başına vermesin diyorum net olarak. Süreç hepimiz için sıkıntılı geçti, ben çalıştığım işten ayrıldım, buralara bir şey yazamaz oldum, son bir iki aydır da vakit buldukça oyun oynayıp olanlardan uzaklaşmaya çalışıyorum. Çünkü hala aynı evdeyiz, hala her yerde babamın izleri var ve ben hala babamın yokluğuna alışamadım...

Bundan sonra inşallah sizlerle daha fazla şey paylaşabilirim, oyun oynar karalarım, haber bulur yazarım. Lâkin birçok şeyi birbirimizle paylaşabiliriz, sağlık olduğu müddetçe. Sağlıklı kalın, en kısa zamanda tekrar görüşmek ümidiyle.

...

Aklımdan çıkmayacak: Babam vefat etmeden önce bilinci tamamen kapandı, yatalak vaziyetteydi. Hastahanede tedavisi yapılamayacağı gerekçesiyle eve gönderdiler ve hastalığın etkisiyle sebepsiz bağırmaları oluyordu babamın. Aynı zamanda konuşma yetisi de ortadan kalkmıştı. Buna rağmen annem ona seslendiğinde babam sesin geldiği yöne dönüp, gayet kibar bir ses tonuyla "Canım" diyerek karşılık veriyordu anneme. Ve yine konuşamamasına rağmen sık sık Kelime-i Tevhid getiriyordu.


Göz kırpma ve nefes alıp verme konusunu google'layarak doğru sayıları bulup, yazının doğallığını bozmak istemedim. Affola.


Facebook Yorumlar

TrGamer Yorumlar

Onaysız yorum eklemek için üye girişi yapmalısınız.
Yazan  
Yorum  
Vazgeç Gönder