TrGamer.com
Ana Sayfa | Haberler | İnceleme | İzlenim | Klasikler | Demo | Rehber | Köşeler | Donanım | Yazılım
Oyun Künye | Hileler | Screenshot | Top Games | Mesaj Odaları |
Reklam
Kullanıcı Adı:
Şifre:
   
Kaydolun...  İmdat !
Ana Sayfa
Duty-Free
Editörden
FRP
GamED
Hiperaktif
Jokerler
Kitap
Mod/Bot İnceleme
Monitör
Rocket Jump
Röportaj-Söyleşi
Titreyen Kulaklık
Monitör
Adventure Gaming

Onur Kabadayı
03.10.2000

Pentium II'de Fifa 99 Nostaljisi

Sadece 1-2 senelik bilgisayar mazisi olan insanlar bile, oyunlar üzerine nostaljik muhabbetler yapmaya bayılırlar. 8086 işlemcili ve 40 mb harddisk'li bilgisayarımda Test Drive I oynamanın ne kadar zevkli olduğunu anlatırken, karşımdaki elemanın "ahhh... ahh, bi de P II'de oynadığım Fifa '99 vardı... nerde o günler!" şeklinde lafa karışması oldukça garibime gidiyor aslında.

Şu an okumakta olduğunuz yazıya nostaljik bir giriş yapma düşüncesiyle klavyenin başına oturmuştum ki aklıma geldi; Netshow'un Kasım sayısı için yazdığım yazıya da Nostaljik bir giriş yapmıştım. Bunun üzerine hafızamı biraz daha zorladım ve daha önce yazdığım yazıların neredeyse yarısına aynı şekilde başladığım sonucuna vardım. Bir an tereddüte düştüm, "yav, acaba bu yazıya daha farklı bir şekilde mi başlasak" diye. İşte bunun üzerine aklıma en başta bahsettiğim olay geldi. Ve şu sonuca vardım; bilgisayar işinin çaylakları bile nostalji yapmayı bu kadar abartıyorsa, her yazıma, evet her yazıma nostalji yaparak girmek benim en doğal hakkımdır.

(Bu geyiği yapmamın sebebi, yazı boyunca söz konusu çaylakları yerden yere vuracak olmam, yumrukları yavaş yavaş sertleştirmek istiyorum :)

90'ların başında Adventure Gaming

Eğer daha önceden bir kişisel bilgisayar sahibi olup da 90'ların başındaki Adventure "Altın çağını" yakalayabildiyseniz ne mutlu sizlere. Hatırlarım da, Cumartesi günleri uğradığım Free-Club'a her gidişimde (o dönemde Ankara'nın en popüler oyun satıcısıydı) mutlaka muhteşem bir Adventure gelmiş olurdu.

Adventure Gaming'e altın çağını yaşatan bu oyunların bazılarına kısaca bir göz atalım...

Gabriel Knight I'de, sıradan bir yazar olmasına rağmen karizması tavana vuran kahramanımız Gabriel'in gizemli dünyasına daldık. Oyun için seçilen konunun çekiciliği, mekanların-grafiklerin etkileyiciliği (bizim çaylaklar o grafikleri görseler "bu ne biçim şey ulan!" tarzından naralar atarlardı herhalde) ve hiçbir zaman göz ardı edilmeyen detaylar serinin diğer iki oyununu gözüm kapalı almamın yegane nedenleridir. (piyasaya çıkış tarihi: 1993)

Gerçi Monkey Island I'i oynadığım sıralarda serinin ikincisi çoktan piyasaya çıkmıştı ama, bu geç kalış bana çaktırmadan büyük bir avantaj sağlamıştı: Cd-rom teknolojisi. Yanlış hatırlamıyorsam, 2 hızlı gıcır cd-rom'uma taktığım ilk oyun cd'si Monkey Island idi. Oyunun disket versiyonuna göre en büyük farkı, düz cd çalar'lardan da dinlenebilen "MUHTEŞEM" müzikleriydi (inanın günümüz oyunlarında bu kadar güzel müzikler yoktur). Hatırlarsanız, "Ben korsan olucam" diye tutturan Guybrush, bi de bunun üstüne Meléé adasının taş gibi belediye başkanı Elaine'e aşık olunca bütün işleri arap saçına çevirmişti... (piyasaya çıkış tarihi: 1990)

Myst (1993'tü galiba), Sam&Max (yine 93 ya da 92), Police Quest serisi, Simon the Sorcerer...

Ne yazık ki, bu parlak günler geride kaldı ve artık herkesin kabul ettiği bir gerçek var ki, Adventure'lar şu an "Karanlık çağı" yaşıyor. Hararetli tartışmalara neden olan konular ise 90'ların başında yaşanan "altın çağdan" bu noktaya nasıl gelindiği ve kurtuluşun nerede olduğu. Yazının geri kalan kısmında, düzensiz bir şekilde bu 2 konu hakkında görüşlerimi ve vardığım sonuçları bulacaksınız.


Sayfa 1Sonraki Sayfa

YORUMLAR: 0
Siz de yorumunuzu yapın!





































Özel Arama




Web sitemize internet reklamcılığı konusunda uzman bir kadroya sahip olan Reklamz firması kanalıyla reklam verebilirsiniz.

Bu site MS Internet Explorer 5.0 ve üzeri sürümlere uygun tasarlanmıştır.
Tasarım ve uygulama ANS @ KiDS - ©1999-2009 TrGamer.com, TrGamer.net - Tüm Hakları Saklıdır
İletişim: